BİR İNSAN KAYNAKLARI MASALI – Özden ASLAN

2010-01-11 09:28:00

İnsan Kaynakları alanında kariyer basamaklarını çıkmış ya da sektörde eğitimleri, seminerleri, kitaplarıyla isim yapmış kişilerin çoğunluğunun, farklı konularda lisans tahsillerini tamamladıklarını, sonradan iş hayatlarını bu alana yönlendirdiklerini görebilirsiniz. Ama bizden sonraki kuşak bu konuda çok daha kararlı olarak yola çıkıyor. Lise sonrası eğitimlerini ve stajlarını bu yönde organize ediyorlar.

Bu demek değil ki okullular, alaylılardan daha başarılı olacaklar. Cv’sinden çok başarılı görünüp, gerçek hayatta hiçbir şey uygulamaya koyamayanlar da azımsanmayacak derecede. Artık iş hayatı “üniversite mezunu oldum” diye size bütün kapıları açmıyor. Mezun olduğunuz üniversitenin adı, sizin ilk işe girişinizde önemli bir yer alıyor. Sonrasında sizin kendiniz ve şirketiniz için neler yaptığınız önem kazanıyor.

Yazar Özden Aslan’da İngiliz Dili ve Edebiyatı lisans eğitiminin üzerine hem yüksek eğitimlerini, hem de daha sonra karşısına çıkan iş fırsatlarını değerlendirerek  İnsan Kaynakları kulvarına girmiş. (Belki de bilerek, isteyerek ve planlayarak bu alana kaymıştır.) Neticede de birçok güzel işlerde ve projelerde çalışmış.

Hepimizin iş hayatında karşımıza çıkan tipler var kitapta. Okudukça bir karakterle olmazsa, diğeriyle bir yakınlık kuruyor, çevrenizden biriyle bağdaştırıyorsunuz. Dili basit, okuması kolay. Diğer insan kaynakları kitaplarının aksine, ders kitabı şeklinde kaleme alınmayıp, bir kurgu çerçevesinde  olaylar aktarılmış. Gelişim kitaplarını okuma konusunda sorunu olanlar için, roman gibi yazılmış olması, iyi fikir.

Sadece insan kaynakları çalışanları ya da çalışmak isteyenleri için değil, her çalışanın ama özellikle iş hayatına yeni atılan “acemilerin”, karşılarına ne tip insanlar çıkabileceğini ve nasıl sorunlar yaşayabileceklerini, bu sorunları nasıl çözebileceklerini görmeleri açısından, iyi bir kaynak olarak tavsiye ediyorum.

Benim şimdiye kadar ki çalışma hayatım kurumsal, büyük yapılarda geçti. İK’dan sorumlu bir GMY ve bir ekip hep vardı. Kitapta seçilen İK Müdürü profilinin bu kadar basiretsiz, vizyonsuz bir yönetici olması, bütün yeni fikirleri, yeni uygulamaları, geliştirici teknikleri,  bölüme alınan üniversiteden yeni mezun birinin önerileri ve çalışması ile uygulamaya koyması, beni düşündürdü açıkçası.   

Sakın yanlış anlaşılmasın, yeni mezunları, acemileri küçümsediğimi sanmayın. Tam tersine çok büyük hayallerle, projelerle işe başlıyorlar. Ama iş hayatlarının başında böyle bir ortam ya da yöneticiyle karşılaşınca ya kısa zamanda pes edip gidiyorlar, ya da motivasyonları bozuluyor.

Benim burada vurgulamak istediğim, mezuniyet sonrası bir yere kapak atıp, sonra zaman içinde orada yükselip, sonrasında rahata kolayca alışıp, yerini kaybetmeme korkusu sarmış, kendini, personelini, işini, şirketini geliştirmek için hiçbir şey yapmayan, okumayan, araştırmayan, sektörü takip etmeyen, yeni fikirler üretmek için kıpırdamayan yöneticiler.    

Kitaptaki kurgu şehrimizdeki en iyi şirketin İK Müdürü ve birimi, böyle bir tablo içindeyse ve orayı düze çıkarak bir yeni mezunsa, daha kat edilecek çok yol var demektir. Gerçi Özden Aslan kitabının başında “masal” kelimesinin kullanılmasının nedenini “ bu kadar olayın, konunun bir yıl içinde üst üste gelmesinin mümkün olmaması”  olarak açıklamış. Ancak böyle bir şirket profili, böyle bir kurgu seçtiğine göre, gerçek hayatta da buna yakın vahim örnekler görmüş demektir.      

Tüm yöneticilerin bu kitabı okuyup, buradaki yönetici tipleri ile kendilerini karşılaştırmalarını öneriyorum. Kendini aynada görüyormuş gibi olan varsa, bir an önce çözüm üretmeleri lazım.

Bir önerim daha var; kitabı okuyun. Kitabın içindeki karakterlerden biri size tanıdık geldiyse, bir kitap daha alıp, o kişiye hediye edin. Kitabın tüm geliri PerYön Ankara Şubesi’ne bağışlanıyormuş. Hem birilerini okumaya teşvik etmiş, hem de hayırlı bir iş yapmış olursunuz. J      

İyi okumalar.                  

 

                

1807
0
0
Yorum Yaz