EN SON YÜREKLER ÖLÜR – Canan TAN

2009-12-11 23:00:00

Bir gün tv izlerken, bir doktorun bu kitap hakkında konuştuğunu duydum. Daha önce Canan Tan’ın kitaplarını okumamıştım ama aşk romanları yazdığını biliyordum. Ancak romanında organ nakli konusunu işlemesi ilgimi çekmişti.  Gerçekten de bu kitap ülkemizde organ naklini işleyen ilk roman. Herşeyden önce bu sebeple okunmaya değer. Canan Tan ülkemizde romancılık alanında henüz değinilmemiş konuları kaleme almayı kendine görev edinmiş. “Alevden Küle Eroinle Dans”ta eroin konusunda ilk roman.

Yazar eczacılık fakültesi mezunu  ve bu konuda ciddi bir araştırma yapmış. Hatta organ nakli konusunda uzman olan, Organ Nakli Koordinatörü Dr. Nükhet Çelik’in ismi de aynen romanda korunmuş.  Bu çok iyi bir fikir bence, bu kitabı okuyan herkes artık bu ismi bilecek. Organ nakli çok hassas bir konu. Özellikle organ bağışında bulunacak kişinin yakınları için, çünkü buna kişinin kendisi değil yakınları karar veriyor. Çok yoğun duyguların yaşandığı bir zamanda, birisi size bu konuyu açıyor ve sizi ikna etmeye çalışıyor. Bu görevi yapan kişi için de çok zor, yıpratıcı bir süreç. Hem de organların işlerliğini yitirmeden alıcıların bulunduğu hastaneye ulaştırılması ve nakil süreci, sonrasında bedenin yeni organa adaptasyonu da çok stresli.   

Kitap çok kolay okunuyor. Hatta bence biraz fazla kolay okunuyor. Belki yazarın çocuk kitapları da yazıyor olması nedeniyledir. Cümleler kısa kısa, adım adım yazılmış. Bölümler de kısa kısa, hatta 2 sayfalık bölümler var, toplamda kitap 71 bölüm. Ben organ nakli konusuyla ilgili kendimi şartlandırdığım için olsa gerek, kitabın neredeyse yarısına kadar geçen, aşkın doğuşu, filizlenmesi, alevlenmesi ve mutlu sona ulaşması evrelerinde çok sıkıldım. Organ nakli konusuyla ilgili geçen kısım kitabın içinde ancak 20 sayfa tutar. Sonrasıda geride kalanların içine düştükleri karanlıktan nasıl çıktıkları üzerine kurgulanmış. Esas konunun sığ işlendiğini düşünüyorum.

Karakterlerin kurgusunda da çakışmalar var. 3 karakterin de çok yakınlarını kaybetmesi nedeniyle yaşadıkları, içine düştükleri boşluklar anlatılmış. 2 karakter farklı sebeplerle eğitimlerini yarım bıraktıkları için kariyer yapamamışlar, yoğun ilgilerini farklı alanlara kaydırmışlar. Bazı kişiler hakkında gereksiz yere uzun anlatımlar yapılmış. Ben okurken sık sık “neden bunları anlatıyor şimdi ?” diye düşündüm. Arkasından alakalı birşey geleceğini bekledim ama bulamadım.

Bu konu bir Amerikan filminde işleniyor olsaydı, kalp naklinden sonra, yeni  kalbin sahibinin, kalbin eski sahibinin sevgilisine aşık olması çok romantik bir şekilde işlenir, bizde ağzımız sulanarak, elimizde mendiller ama filmin mutlu sonla biteceğinin bilincinde olarak seyrederdik. Roman Türkiye’de, Türk okuyuculara hitaben yazılınca, yanlış anlamaya müsait kesimlerin, yanlış anlamaması için olsa gerek, o kadar da özgürce yazılamıyor herhalde.  Kitabın sonunu tamamlamak bize bırakılıyor. 

Aradaki 20 sayfayı düşersek, geriye kalan kısım gençkızken okuduğumuz beyaz dizilerin daha usturuplu, yerli versiyonu diyebilirim.  Dolayısıyla hem kolay okunması hem de bu özelliği nedeniyle, özellikle gençlerin daha çok hoşuna gidecek, okumaktan zevk alacakları bir roman olduğunu düşünüyorum. Zaten bütün yazarlar Orhan Pamuk gibi yazsa, 70 milyonluk ülkede, 300 bin olan okur sayısı nerelere düşerdi kim bilir? Ayrıca kaç göç zamanlarda kitap okuyabilen, kalabalık gürültülü ortamlarda okumak zorunda kalan, dolayısıyla çok konsantrasyon gerektirmeyen ve aşk romanlarının müdavimleri için ideal bir tercih. Okumanın her düzeyi kabulumdür. Okudukça, basit şeyler bizi tatmin etmemeye başlayacak. İçeriği daha yoğun, dili daha edebi, daha felsefik, daha düşünsel şeyler okuyacağız.   

Herkese iyi okumalar. 

 

Yakınlarıma Mesaj : Aklı başında her insanın, eğer geri dönülemeyecek bir noktaya geldiyse, başkalarının canına can katmaktan çekinmeyeceğine eminim.

               

“Ömür dediğin üç gündür

Dün geldi geçti, yarın meçhuldür

O halde ömür dediğin

Bir gündür, o da bugündür.”

 

http://www.tumgazeteler.com/?a=4294879

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10364030

http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/593.pdf

http://gencdiyaliz.blogcu.com/organ-bagisi-nasil-yapilir_759781.html

397
0
0
Yorum Yaz